![]() |
Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:A...gJ-7jH8XIrXlTg
KEMALİM Marmara da dize gelen kafirler Bize çalım satar oldu Kemalim Dinci misyonerler casus sefirler Ankara’da yatar oldu Kemalim XXX Belki geri göçeceğiz buradan Eserlerin yok oluyor sıradan Hele o hitler kılıklı adam Devrimine çatar oldu Kemalim XXX İstanbul’un işgali unutuldu Amerika ne dediyse tutuldu Sömürünün temeli tam atıldı Herkes bir şey satar oldu Kemalim XXX Garptan giremeyen şarktan geliyor Dolar halkı bölük bölük bölüyor Hain artık yokluğunu biliyor Yurdum Kufe Katar oldu Kemalim XXX Bağımsızlık kimliğini yitirdik Şalvarı çarşafı geri getirdik Kemalizm’i hastaneye yatırdık Molla kafa tutar oldu Kemalim XXX Hoca efendiden halife hazır Vekiller vükela bakanlar vezir Amerikan uşağından başvezir İşgalden de beter oldu Kemalim XXX Sarıklı türbanlı doldu Çankaya Şimdiden diyen vara hep ezankaya Paralar yatıyor ofshore bankaya Kuşlar ezan öter oldu Kemalim XXX Geri geldi Vahdettin’in Meclisi Meclisin başına koyduk iblisi İstanbul’a başkent diyor kimisi Kurtar bizi yeter oldu Kemalim Bekir YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
CORÇ AMCALAR
Corç amcalar yine Dolar yollamış Tarladan okula dolar maşallah Her Dolarla bir de yular yollamış Hergeleye iyi gelir inşallah XXX Oruç ayı dilenciler çoğalır Bu sene de çoğalacak inşallah Büyük vezir dilenci başı olmuş Yurdum için dileniyor maşallah XXX Vatan millet baş köşeyi kapanlar Beytullah’ta kara taşa tapanlar Kara Afrika’ya okul yapanlar Bir okul da bize yapar inşallah XXX Ardı açık, önü açık görüşme Sapacalı edepsiz bir gelişme Gizlense de bu bir çıkar bölüşme Uyur halkım uyanacak inşallah BEKİR YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
EMMİ
Ben köyümden göç yükleyip çıkalı Yanlışlar doğruyu yutuyor emmi İnmişler kentlere kurdu çakalı Görüp şairliğim tutuyor emmi Her taraf binayla dolup taşmakta Yollar dağları da delip aşmakta Buna yaratanı bile şaşmakta Çocuklar sokakta yatıyor emmi Hastalar tek sıra kuyruğa girmiş Doktor yüz kişiye bakabilirmiş Kimisi kuyrukta canını vermiş Herkes birbirine atıyor emmi Göbeğe ve kaşa küpe takıldı En kuytu yerlere dövme yapıldı Töre utancından sindi sokuldu Kadınlar bedenin satıyor emmi Yokluğun elinde donup yananlar Kadere inanıp hep aç kalanlar Yağmuru duayla yağar sananlar Okuyup rüyaya yatıyor emmi Acemi elinde şaşırmış şiir Aydınım diyenler her gün didişir Kalçadan dudaktan yazanlar şair Emek, ekmek diyen yatıyor emmi Her suyun başına bir dev oturdu Kimi çaldı Washington’a götürdü Kimisi haçlıyla ortaklık kurdu Kimi ithal buğday satıyor emmi El denecek yerim yok ki el desem Dil denecek dilim yok ki dil desem Bel bağlayıp bellemedik bel desem Egemenlik hapı yutuyor emmi Sapacalı boşa tüm çabaların Mafya işe salmış akbabaların Bugünden de kötü olacak yarın Karga konmuş güle, ötüyor emmi BEKİR YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
ÇIPLAK
Fırında ekmek çıplak Kasapta et çıplak Pazarda peynir Gazete sayfalarında kadın Ekranda dansöz çıplak Giydirecek değilim ya Benim de düşüncelerim çıplak Türkücü olacakmış kızcağız Seçici kurulun önünde Çocuksu körpe bedeni Yarı yarıya çıplak Ar damarı kırılmış Utanmıyor da artık Türkü mü seçiyorlar, beden mi? Şaştım kaldım Sakın siz şaşmayın Muhabbet hatlar kurmuşlar Haberleşme şirketleri Muhabbet haltlar işliyorlar Muhabbet haltlar işletiyorlar On binlerce üyesi var hepsinin Yüz binlerce müşterisi Muhabbetleri çıplak Eritip eritip pul yapıyorlar paraları Şaştım kaldım Sakın siz şaşmayın Satıp satacağı bir karış bez Satıp satacağı el kadar don Tepeden tırnağa soyunuyor kadın Bunlar kadın mı satıyorlar, Don mu satıyorlar? Yoksa bunların hepsi……… Bekir YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
İZDİVAÇ
Bir izdivaç yaz diyordu ekranda Kör şeytana uyu verdim bir anda Bir sakınca var mı bilmem sormamda Yahu bunlar çöpçatan mı oldular Bir izdivaç yazdım cebin tuşuna Sormayın hiç neler geldi başıma Hele bakın kimler çıktı karşıma Bir sürü dul gelip beni buldular Seksenlikler ev araba veriyor Altmışlıklar maaşımı soruyor Ellilikler sanki şirket kuruyor Hepsi birden haremime doldular Biri kırklık kızıma ev al diyor Otuzbeşlik köyümüze gel diyor Bir çarşaflı beş vakiti kıl diyor İmeceyle zırt TV ye geldiler Sanırsınki kıyametler kopuyor Yedi kanal çöpçatanlık yapıyor Söyleyin bu RTÜK ne iş yapıyor Yoksa onlarda mı ortak oldular Sapacalı söylemenin sırası TV değil tamamen yüz karası Sıkı fıkı hükümetle arası Kültürümü inancımı çaldılar SAPACALI BEKİR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
SAÇ’I GÖRÜR
Düne kadar hep yerlerde süründün Yobazın gözüne şeytan göründün Sona yaklaşmıştın başa tez döndün Onlar saç’ı görür suç’u görmezler Arap geleneği din sanıyorsun Erkil yalanlara aldanıyorsun Yüreğin tertemiz tez kanıyorsun Onlar saç’ı görür aç’ı görmezler Anlasana Tanrı seni kayırdı Süt ürettin erkeklerden ayırdı Başörtünü omuza indir buyurdu Onlar saç’ı görür kıç’ı görmezler Doğruyu bul yanlış seni bulmadan Et tövbeni sonra pişman olmadan Rahibeye benziyorsun bilmeden Onlar saç’ı görür haç’ı görmezler Sen değişme değişse de yasalar Yasa oldu rivayetler kıssalar İlim irfan bilmez aklı kısalar Onlar saç’ı görür piç’i görmezler Ne bilecek onlar meal manayı Aşağılıyor süt emdiği anayı Fay hattına yapıyorlar binayı Onlar saç’ı görür göçü görmezler Sapacalı diyor kalmaz bunlara Her gün açılıyor yeni bir yara Bunlara da din iman siyaset para Onlar saçı görür taç’ı görmezler Bekir YAŞAR (Sapacalı) |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
YENİ FİLM
Meclisteymiş yeni filmin galası Biz bu filmi defalarca seyrettik Vay düşleri kursağında kalası Biz bu filmi defalarca seyrettik Karşı devrim neler yapar biliriz Koşullar zor doğar doğmaz ölürüz Hep hainin tuzağına geliriz Biz bu filmi defalarca seyrettik Yurtseveri aydınları vurdular Koltuk için aynı safta durdular Her fırsatta milli cephe kurdular Biz bu filmi defalarca seyrettik Kıymışlardı Çorumlunun canına Girmişlerdi Maraşlının kanına Yaptıkları kar kalmıştı yanına Biz bu filmi defalarca seyrettik Kara gerçek teslim aldı her yanı Meclise de sokmuşlardı türbanı Sivas yandı otuz yedi kurbanı Biz bu filmi defalarca seyrettik İkide bir Waşington’a gitmeler Çankaya da şer-i iftar etmeler Laikliğe Atatürke çatmalar Biz bu filmi defalarca seyrettik Tarikatlar kaynakları bölüştü Anakentler eyalete dönüştü Militanlar makamlara doluştu Biz bu filmi defalarca seyrettik Kimi kalpak giydi kimi külahı Kimi mehter çaldı kimi ilahi Kimi Mehmetçiğe sıktı silahı Biz bu filmi defalarca seyrettik Afrikalı birbirini kırarken Amerika Taliban’ı ararken Ağa şirket, molla devlet kurarken Biz bu filmi defalarca seyrettik Uygarlık denenin gözü viranda Afganistan, Pakistan da, İran da Bosna Hersek, Cezayir de, Tiran da Biz bu filmi defalarca seyrettik Gericiler kinlerini kusarken Muammerler, Bahriyeler susarken Silahşorlar Danıştay’ı basarken Biz bu filmi defalarca seyrettik İstemem ben sokaklarda çatışma Dinli dinsiz birbirine takışma Olmaz bundan daha beter kokuşma Biz bu filmi defalarca seyrettik Buna derler emperyalizm planı Arif anlar gerçek ile yalanı Unutmadık Susurlukta olanı Biz bu filmi defalarca seyrettik Sapacalı esirgemez sözünü Görmesi gereken yummuş gözünü Halkın anlamadı işin özünü Biz bu filmi defalarca seyrettik Biz her şeyi mollalara devrettik Bekir YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
BİZİM EV
Ailecek bölüştük partileri Biri gerilese biri ileri Böylelikle hallederiz işleri Millet meclisine döndü bizim ev Oğlan at partili yolum düz diyor Bu barajı nerden kurduk biz diyor Zemin katta bir de kısrak besliyor Tıpkı bir haraya döndü bizim ev Hanım arı partisine gidiyor O da arı gibi vız vız ediyor Kovan koydu balkona çıkma diyor Vallahi arılığa döndü bizim ev Kız desen kuş parti kadın kolunda Diyor baba bütün işler yolunda Bir de beyaz güvercin var kolunda Artık aşiyana döndü bizim ev Babam kurt partili iki kurdu var Bir de bitmez ergenekon derdi var Biraz da unutkan başbuğu sorar Kurtlar vadisine döndü bizim ev Torun oklarıyla oynadı durdu Sağa sola ayrım yapmadı vurdu Nenem oku o da ampulu kırdı Savaş meydanına döndü bizim ev Gelin oksford siyaseti bitirdi O da eve bol karınca getirdi Karıncalar ne bulduysa götürdü Bağdat’a Basra’ya döndü bizim ev Bir ben varım evde totemsiz putsuz İnancım tükendi kaldım umutsuz Orak çok kütelmiş çekiçse sapsız Artık Moskovaya döndü bizim ev Kaç partili varsa o kadar hayvan Sapacalı şaşkın yokki yarayan Damat dernek kurmuş hayvan koruyan Hayvanat bahçesine döndü bizim ev BEKİR YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
ÇILGINCA
Nedendir bu doyumsuzluk ? Nedendir bu uyumsuzluk ? Nedendir bu savurganlık ? Hele birde güvensizlık, Ah eskiden bir lanbanın işiğında Çocuk okur kadın çorap örerdi, Hemde doktur,hemde Hakim olurdu, Adaleti dağıtırdı tarafsız. Hemde halkın sağlığını korurdu, Bi araba yetiyordu bir köye. Şimdi ise bir araba, yetmez oldı bi eve, Babada bir araba. anada bir, Oğulda bir, kızda bir Gelinde bi araba. Çocuklar ya sporcu ya sanatcı olacak. Arabalar benzin yakar, gaz yakar, Arabalar mazot yakar,yağ yakar, oluk, oluk benzin akar, oluk, oluk benzin akar gaz akar. Peki iyide bu benzini bu gazı, Bu mazotu kim satart. Oluk, oluk paaları Kasasına kim katar Bu çılgınca tüketimin Bir mimarı var elbet. Yemek içmek çılgınca, Tadım, tadım tada,tada Tıkım, tıkım tıka, tıka Yiye, yiye tıka basa, ____Oluverir şişmanca ____Obezite mobezite. Giyim kuşam çılgınca Gecelikler, gündüzlükler, Akşamlıklar, sabahlıklar, He birde mevsimlikler, Düğünlükler, bayramlıklar. Kadın giye erkek gibi kadınca, Erkek giyer kadın gibi erkekçe he yerleri belli olur erkekçe, Her yerlei belli olur kadınca, Ayıp değil böyle olsa yatakta. Cinselliğin tüketimi çılgınca Cinsel tercih sapıkca, Cinsel istek pornoca. Kimisine umut olmuş viagra Ne aşk duru nede sevgi insanca. Aldatmalar boşamalar, Dost hayatı yaşamalar. Sokaklarda bakışmalar,İtişmele, kakışmalar, Bir at gibi, bi it gibi. Sağda, solda ç.atışmalar çılgınca, Avrupaya yakışmalar çılgınca. _____Kim dersiniz.? Bu çılgınca tüketimin mimarı.? Kim dersiniz bu oyunun mimarı, Kim dersiniz bunun oyuncuları. __Anlayana ben söyledim şiirce __Anlayana siz söyleyin aydınca, _____Bir anlatın gerçeği, _____Bir konuşun Halkımca. Bekir YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
KENTİN İNSANI
Şu bizim kent denen yerin insanı Gönlünce bir güzel yaşar da gider Sıkışsa bir yerde küçük suyundan Bir tenha duvara işer de gider İstemez tanrıdan bir evlat daha Yetmiyor maaşı artıyor paha Aklından geçerse bir avrat daha Kırk yıllık eşini boşar da gider Kırmızı ışıkta durmuyor çakal Artık veresiye vermiyor bakkal Oyun oynayacak kapalı lokal Okkalı bir küfür döşer de gider Ona ne çocuklar sokakta yatsa Şirket iflas etse bankalar batsa Belediye iftar koli dağıtsa Bir çuval kapar, koşar da gider Bir yıl hayın haylaz gezer dolaşır Tartışmayı sevmez hemen damaşır Ramazan tükenir Kadir yanaşır Hocanın peşine düşer de gider Hiç karşı gelmezsen bildiklerine Sen de kıs kıs gülsen güldüklerine Eğer göz yumarsan çaldıklarına Akşamüstü eve şişer de gider Sapacalı işte bizde kent budur Çocuğunu kolejlerde okutur Parkta çimler solgun, ağaçlar bodur Kentli bu gidişe şaşar da gider. Bekir YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
KINA YAKIN
Habil ve Kabil’le başlar ilk kavga, ilk cinayet Göksel bir kitabe yontuldu beyinlere Sonu hiç gelmeyecek korkarım bu vahşetin Karanlıklar yazıyorlar bilerek Unutturmak için her şeyi İbadet hazzıyla ibadet gibi sürekli Yarasalar bile gördü gerçeği Aydınlar göremedi Her eli silah tutan yazar Her eli kalem tutan avcı oldu Bir şeyler yazdı, sildi, karaladı Bir şeyler çaldı kalemiyle Barıştan, mutluluktan, eşitlikten Her eli kalem tutan bir şeyler ekledi savaşa, sömürüye Bitmesin diye ezinç Yenilgi = mağlubiyet uğursuzu Yengi = galibiyet, zafer, utku. Çoğalt sonsuz sayıda Kalem zaferler kutsadıkça Fatihler ilahlaştı Fetih işgaldi Oysa fatih katil Bağdat düştü aydınlar, Bağdat düştü! Kutsadı kanı, kiri kalem Kalem kustukça kustu ak kâğıda Irzına geçildi kadının Irzına geçildi barışın Kalemler kadeh tokuşturdu Çocukların kanı içildi Bağdat düştü, gözünüz aydın! Kına yakın her yerinize BEKİR YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
İYİ’Kİ ŞEHRE GÖÇMÜŞ GELMİŞSİZ
Köyde perişandık, yolsuz okulsuz Zordu yaşantımız parasız pulsuz Çocuklar üşürdü, yorgansız çulsuz İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Neler bilmiyorduk, neler öğrendik Şartlar sıktı, biz ölmedik, direndik Lunaparkta uçağa bile bindik İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Ne harman derdi var ne de değirmen Hanım dedi artık hamur yoğurmam Yeter artık çocuk mocuk doğurmam İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Oğlan sporkolik, derdi hakemlik Kızın rüyasını süsler mankenlik Herkes bir yol buldu yok senlik benlik İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Yok artık derdimiz sapla samanla Kirlenmez giysimiz tozla dumanla Mevlidimiz CD’deki imamla İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Bizim hanım çiçek gibi açıldı Bir derneğe başkan bile seçildi Ara sıra kokteyl verdi içildi İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Kayın peder hasta, ölürse yandık Önce çok düşündük, sonra uyandık Hemen gittik mahkemede boşandık İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Çünkü burada boşanmalar doğaldı Namus, erdem, eskimiş bir masaldı Serveti, maaşı hep bize kaldı İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Okeyde mokeyde zirveyi aştık Kültürde bilgide dolduk ve taştık Birazcık ta siyasete bulaştık İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Kural koyduk kurallara uymadık Stadlarda yenilmeye doymadık Her ay on kez milli kumar oynadık İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Ak donlarımızla daldık denize Aval aval baktık birbirimize Renkli gözlük aldık biz dedemizi İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Derneklere üye olduk parayla Hepisine gidiyoruz sırayla Çekilişler düzenledik kurayla İyi ki şehre göçüp gelmişiz Herkes bir araba alı getirdi Kimi süremedi geri götürdü Anam sattı Yutarbank’a yatırdı İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Huzur mu yok, huzurevi yetişti Torun kaçtı şefkat evini seçti Tarla tapan hepsi elden gitmişti İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Çocuklar tembel mi özel dersane Başın mı ağrıyor özel hastane Kent yerinde her şeye var bahane İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Babam dişlerini altın taktırdı Bir de gitti tarot falı baktırdı Gönlünü bir nataşaya kaptırdı İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Kuzen gitti bir yerlerin deldirdi Ninem kırışıklarını gerdirdi Bronzlaştı, solaryumlara girdi İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Kurmuşlar her yere emperyal pusu Sapacalı bile gördü mebusu Hiç mebustan farkı da yok doğrusu İyi ki şehre göçmüş gelmişiz Bekir YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
ERENLER NE DEDİLER
Aklım bana yünden kilim dokusak Bade içip bülbül gibi şakısak Şu Kur-an’ı Türkçeleyip okusak Günahını sevabını sor dedi Kaygusuz der: Bak acemi dervişe Bir şey denmez Hakk’a gönül vermişe Sorsam dedim Taptuk denen ermişe Bana sorma, git Ahi’ye sor dedi Ahi Evren örgütünü örüyor Bacılar da Bacıyan’a giriyor Gizli değil, dünya bunu görüyor Git sorunu sen Bektaş’a sor dedi Hacı Bektaş dile geldi hu deyip Yol gösterdi, akıl duru su deyip İnsan kutsal, en doğrusu bu deyip O da erdi, git Yunus’a sor dedi Yunus diyor: Göz dikmişler ilime Yaban sözler kök salmışlar dilime Töre göçmüş, moda hâkim belime Git Sivas’a Pir Sultan’a sor dedi Sultan dedi: Sen gelmişsin kanmaya Hazır mısın darağaca konmaya? Hiç gerek yok, diri diri yanmaya Bu soruyu sen Mansur’a sor dedi Mansur darda, Bağdat yanık kokuyor Sokaklarda kardeşkanı akıyor Molla yine bildiğini okuyor Ben diyemem, Nesimi’ye sor dedi Nesimice kıpırdandı yerinden Hazır mısın soyunmaya derinden? Bu yol çetin, vazgeçtin mi serinden? Bu soruyu bir ozana sor dedi Karacoğlan yorgun düşmüş çok hasta Sevdiğini bulamamış da yasta Çok söylemiş, söylemede pek usta Bunu bir de sen Veysel’e sor dedi. Veysel Baba toprak deyip övüyor Versin diye kazmayınan dövüyor Her vuruşu hedefine değiyor Bir kerede bir abdala sor dedi Abdal Musa söylüyordu özünü Aydınlığa çevirmişti yüzünü Yurt eylemiş Elmalı’nın düzünü Bu soruyu Mahsuni’ye sor dedi Ol Mahsuni sazı aldı eline Sözcükleri kayıtladı teline Bu bir gerçek bundan böyle biline Tanrı hep dilleri biliyor dedi. Hayyam serhoş, içmiş üzüm suyunu Kendin kazıyorsun kendi kuyunu Sapacalı artık boz bu oyunu İç, yanıntın sen aklına sor dedi Bekir YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
NE DENİRSE SİZ DEYİN
İşçi atıp fabrikalar satana Demeçlerle halkını aldatana İşvereni SSK’ ya katana Ben diyemem ne denirse siz deyin Çıkarların halktan üstün tutanlar Çalışmayıp yiyip içip yatanlar Toprakları yabancıya satanlar Ben diyemem ne denirse siz deyin Mercedes’e binip ithal giyenler Alanya’da çikita muz yiyenler Soykırım- moykırım vardır diyenler Ben diyemem ne denirse siz deyin Suç işleyip Avrupa’ya kaçana O partiden bu partiye geçene Sanıkları vekil diye seçene Ben diyemem ne denirse siz deyin Sapacalı yabancı dil övene Canı yansa ana dille sövene Laikliği sakız yapıp gevene Ben diyemem ne denirse siz deyin BEKİR YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
SORMAK GEREKİR
Kapitalizm düşünceyi enedi Baykuş geldi ocağıma tünedi Sahte doktor her ilacı denedi Artık gerçekleri görmek gerekir Sorumludan hesap sormak gerekir Baş olanlar emekçiye vuruyor İşlerini hep coniye soruyor Fabrika satıyor market kuruyor Emekçi görmezse görmek gerekir Sorumludan hesap sormak gerekir Sınıflı toplumda güven olurmu? Biri ekmek bulsa biri bulurmu? Düzen sosyal olsa acı kalırmı? Sınıflar görmezse görmek gerekir Sorumludan hesap sormak gerekir Sol siyaset sağa doğru kaymakta Sendikalar birbirini kıymakta Satılmışlar dolar ile doymakta Sol kör(göz) görmüyorsa görmek gerekir Sorumludan hesap sormak gerekir Misyonerin artık medya postane Yobazın mafyanın oldu hastane Yurdum benzer oldu Arab-istana Aydın görmüyorsa görmek gerekir Sorumludan hesap sormak gerekir YÖK’ün başı der eğitim paralı Felaketler dosyalarda sıralı Sağlık değil demokrasi yaralı Artık bu yarayı görmek gerekir Sorumludan hesap sormak gerekir İşverenler SSK ya doluştu Leş kokunca aç leşçiller uluştu Tüm dönekler çıkarcada buluştu Döneni sineni görmek gerekir Sorumludan hesap sormak gerekir Bunlar tüccar hep gözleri parada Bundan sonra okullar var sırada Bu vurgunda muhalefet nerede Herkesin hakkını vermek gerekir Sorumludan hesap sormak gerekir Neler alıp nelerden vaz geçmişiz Utanmadan kimlere el açmışız Kendi yokmuş karısını seçmişiz Bütün çelişkileri görmek gerekir Sorumludan hesap sormak gerekir Sapacalı yobaz bizi güdüyor Halkın yapmadığı borçlar ödüyor Sağlık neki cumhuriyet gidiyor Artık gerçekleri görmek gerekir Oy verenlere sormak gerekir Bekir YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
GELSİNDE GÖRSÜN
Ekranda resmine oy isteyenler Söyleyin gelsin de çulumu görsün Fakir donu gibi yırtık yamalı Yıllardır geçtiğim yolumu görsün Bile bile kirliyorlar doğayı Yasalarla koruyorlar ağayı Her sorun çözü diyor duayı Gelsin başımdaki zalimi görsün Kimi işte öldü kimi savaşta Kimi ekmek başındaki dalaşta Kimi trafikte gitti genç yaşta Gelsin yetimimi dulumu görsün Biz görürüz ekran bizi görmez ki Almak için yaratılmış sönmez ki Hiçbir zulüm böyle uzun sürmez ki Gelsin de boşumu dolumu görsün Taze açmış fidanları budadık Onlar yedi biz borçların ödedik Ömrümüzü hürriyete adadık Gelsin de çektiğim zulümü görsün Sapacalı diyor yeter çektiğim Tohum kısır bitmez oldu ektiğim Hırsız çıktı oy veripte seçtiğim Dönek çıktı oy veripte seçtiğim Gelsin şu umutsuz halimi görsün Bekir YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
SÖYLE ŞAİR
Söyle şair neler gördün diyorlar Neler görmedi ki benim gözlerim Kahvaltıda insan eti yiyorlar Neler görmedi ki benim gözlerim Yuva zamanında avlar yapıldı Meclis kararıyla evler yıkıldı Fetvalar verildi canlar yakıldı Neler görmedi ki benim gözlerim Ucu sonu görünmeyen ovalar Göllere de benim diyen ağalar Zaman aşımından düşen davalar Neler görmedi ki benim gözlerim Üç kuruşa kimlik satan yalaka Sorgularda omuz bağı, falaka İncirlik’ten gidenleri Irak’a Neler görmedi ki benim gözlerim Ucu siyah, kökü beyaz saçlılar Bayraklarla karşılanan suçlular Topsuz tanksız, yine geldi Haçlılar Neler görmedi ki benim gözlerim Sahte Dolar, Lira nasıl basılır? Avrupa’ca kurbanlar kesilir Bayram günü insan nasıl asılır Neler görmedi ki benim gözlerim isak-ı Milli’den sağa sapanı Havra, kilise, sinagoglar yapanı Gidip gidip puştun elin öpeni Neler görmedi ki benim gözlerim Gözyaşını Dolar ile silenler Güzel yurdu eyalete bölenler Sperm bankasından sperm alanlar Neler görmedi ki benim gözlerim Şirket kurup kara para aklayan Ulusal Meclis’te suçlu paklayan Kırk yıl Avrupa’da kapı bekleyen Neler görmedi ki benim gözlerim İki de bir hayvan hakkı dediler Yeri göğü avladılar, yediler Tekeleri, koçları enediler Neler görmedi ki benim gözlerim Emperyalizm iyi örmüş ağları Terörizm mekân tuttu dağları Vekil seçtik ağaları, beyleri Neler görmedi ki benim gözlerim Sapacalı, çaresizce oturduk Seksen yıllık birikimi bitirdik Lozan’ın yerine Sevr’i getirdik Neler görmedi ki benim gözlerim Bekir YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
AŞK TADINDA
Kıyı etekte dantel Su ve toprak dudak dudağa Aşk tadında Deniz bakire, nazik Kız dalga dalga oynak Kucak kucağa Doğurgan arı beyi bikinisiyle Hayır, anadan doğma Öyle görüyor göz Rüya değil Kıyı aşk tadında Ben bir dağ köyünde Aşkı düşünürüm Yalamık dudakta yarık Yarıkta kan Aşa, işe, sevişmeye Yetmeyen zaman Yokluğun bölüşümü Acının bölüşümü Sevginin bölüşümü Yatağın bölüşümü Bölüşüm aşk tadında Kıyı yatak odası çıplaklığında Aşk pazara çıkarılmış Aşk orda burada Aşk bedava Ben bir dağ köyünde Sofrada yetmeyen ekmeği Ve aşka yetmeyen zamanı düşünürüm Bekir YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
İŞGAL
Sözcükler sendel sündel Şiirlerde içerik sendel sündel Sözcükler kırma Biz sendel sündel yaşıyoruz Her yer işgal altında Kumsallar hapsedilmiş Tel örgülerle Ben hapsedildim tel örgüsüz Hasretim denize Sular işgal altında Eğitim paran kadar Paran kadar sağlık Param Amerika haritası Param işgal altında Köşe başını tuttu marketler Oteller kıyıları Bütün öyküleri yazılmış halkın Bütün şiirleri söylenmiş sanki Beğenmez şiirin Firavunları Düşüncem işgal altında İşgal altında ekran Gazete köşeleri işgal altında İşgal edilmiş partiler, dernekler Demokrasi işgal altında Biliyor musun? Bekir YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
HEPSİNİN ELİ CEBİMDE
Şu gençler okusun dedik Okudu ayvayı yedik Bugünleri göremedik Hepsinin eli cebimde Kimileri tıp okudu Dertlerimi hep okudu O yokken ağrım yokudu Onun da eli cebimde İşleri iyi gitmemiş Aldığı maaş yetmemiş Hipokrat yemini etmemiş Doktorun eli cebimde Kimisi bina okudu Arsaya verdi nakidi Her yeri vurdu tokudu Onun da eli cebimde Kente havadan bakıyor Nazım planı yapıyor Gidip kondular yıkıyor Mimarın eli cebimde Biri eğitimi seçti İki yılda sınıf geçti O da bir dershane açtı Onun da eli cebimde Düşünmüyor yoksul, yetim Öğretiyor hep tüketim Yeni anladım niyetin Öğretmen eli cebimde Birisi hesap okudu Parayla geçer vakidi Beş parası da yokudu Onun da eli cebimde Holding hesabı tutuyor Hisse senedi satıyor Lüks oteller de yatıyor Onun da eli cebimde Hukukçunun yasası var İş kıt diye tasası var Bir cüppe bir kasası var Onun da eli cebimde Yasasıyla övünüyor Bir yerlere güveniyor Suçlu bile savunuyor Onun da eli cebimde Gurbet gurbet göçer obam Boşa kavgam, boşa çabam Devlet gayrimeşru babam Babamın eli cebimde BEKİR YAŞAR |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
UTANMAYAN UTANMAZ
Cumhuriyet selam durdu çarşafa Ben utandım, utanmayan utanmaz Karga güldü bu yanlışa bu gafa Ben utandım, utanmayan utanmaz Siyasette birbirini yiyenler Devrimlerin bekçisiyiz diyenler Bizden biri oldu çarşaf giyenler Ben utandım, utanmayan utanmaz Okullarda hep şeriat okumuş Kaç senedir kara çarşaf dokumuş Bu bayrakta altıncı ok yokumuş Ben utandım, utanmayan utanmaz Güvendiğin gençlik hani nerede? Bundan sonra kalan oklar sırada Gerçek halkçı ikara bir derede Ben utandım, utanmayan utanmaz Birkaç dönek yaşıyorsa yuvada Devrimciyim demek yetmez davada Tüm kazanım duman olur havada Ben utandım, utanmayan utanmaz Sapacalı yoğurt denmez kefire Ne söylersen övgü olur kâfire Söz tükenir umut kalır küfüre Ben utandım, utanmayan utanmaz Bekir Yaşar |
Yanıt: Sapacalı Bekir Yaşar Şiirleri
MEKTUPLARIM
Mektuplar gurubu adı altındaki çalışmalarım, kentteki birçok olumsuz değişimi köydeki Hasan Emmiye şiirsel anlatım ile yapılmış, Aşağıda son şiirde Hasan Emmi de kırsaldaki değişimi (kültür yozlaşmasını) karşı yanıt olarak şiirsel açıklamıştır. HASAN EMMİME 10. MEKTUP Hasan Emmi her sokakta bir kahve Her yerde halı saha Çok yaparız diyorlar Çok yaparız biz daha Nice nice Pele’ler Nice Maradona’lar Yetiştirir bu millet Çoğaldıkça buralar Ah emmi Hasan Emmi Kızlar unutulmadı Göz bebeğimiz bizim Bu büyük bir proje Kimi yerde dans kursu Kimi yerde ise gitar Kimi yerde sesleri yarışıyor kızların Festivaller gözünü doyurmadı bizlerin Daha neler düşlüyor Toplum mühendisleri Bizde yaparız bir gün Unutulmaz karnaval Bunu hep yüksek sesle Söyleyip duruyorlar Ben de diyorum emmi Vay gidi satılmışlar Vay gidi satılmışlar HASAN EMMİME 15. MEKTUP Ah emmi Hasan Emmi Lara’dan Belek’e yeni bir yol açıldı Ne kum kaldı ne sazlık! Kimi yerde yıldızlı, paşa paşa oteller Kimi yerde villalar, içi dolu damızlık! Kimse akıl yormadı, kimse hiç düşünmedi O Martılı kuşçuklar, nere konup kalkacak? Burada yuvalananlar, nere yuva yapacak? Hani karettaların tükeniyordu nesli Karettalar kendine yeni yurt mu bulacak? Bu zararsız türleri korumak gerekmez mi? Katliam denir buna, katliam denir ancak! Sen bari söyle emmi, Karettalar nereye yumurtlayacak? Gelip ağlayacaklar, gidip ağlayacaklar Otel mi Hasan Emmi? Dünyanın mutluları dolduruyor içini Burada bırakıyor pisliğini piçini Kimi yerli piçlerle tanışıp evleniyor Kimi çekip gidiyor, kimi burada kalıyor Kimi ovada tarla, kimisi dağ alıyor Kirlilik günden güne düşmüyor çoğalıyor Görsen şaşarsın emmi Bu muydu Anadolu? Bu muydu egemenlik? O güzelim Türkçemiz, başka dillere tutsak! Kime bir fiyat sorsan Dolar çıkar ağızdan Ümidini kes emmi Sen oğlundan kızından HASAN EMMİME 18. MEKTUP Neler neler yok emmi Buranın çarşısında Akıl koymaya emmi Akıllının başında Bir don reklâmı var ki Gelipte görmelisin ……………..Camisinin Tam güney karşısında Burada her şey dubledir Burada güney kıbledir Cuma pazarındadır Kentin kızı karısı O gün bahçede kızlar Cemaatın yarısı Kimisini güldürür Kimisini kızdırır Senin yaştakilere Namaz bile bozdurur İyi ki bizim gençler, bakıp utanıyorlar Kimisi de kendini cennette sanıyorlar Kale kapısı ile Muratpaşa arası Söyleyelim ki, size gelmişken sırası Bizim illerden değil Başka bir yer burası Bikiniyle dolaşmak çok doğal bu cadde de Her şey o kadar ince Her şey o kadar sade Trafiğe kapalı, burada yaya yürünür Akdeniz’in en kuytu kıyıları görünür Kaçamak sevgilinin çoğu burda buluşur YTL geçmez burada Avro Dolar konuşur Burada her şey yabancı Yerdeki taş yabancı Kafeste kuş yabancı Bilmiyorum nereli, ağaç bile yabancı Burada dinler barışık, hiç sorulmaz inancı İnsanlar birbirine tatlı tatlı yılışır Çıkarcılar burada çıkarını kırışır İşin yolunda ise, gez aşağı yukarı Otur havuz başına seyret olacakları Ah emmi, Hasan Emmi, gelirsen saptırırsın Hiç aklın bile ermez Cüzdanı bile kaptırırsın HASAN EMMİME 20. MEKTUP Yenice anladılar halkevlerini emmi Ondan mıdır nedendir, bir sürü ev yapıldı Huzur evi; insana huzur verecek diye Bir de camiye yakın, imam’a imam evi Sonra bizim semt evi Halkevi diyorum ben Geçimsiz kadınlara sığınma evi Sokak çocuklarına şevkat evi Vakıfların aş evi Özel yemek firması, getirir yemekleri Kaçamak aşklara randevu evi Ah emmi Hasan Emmi Hane de ev demek ya! Unutulmadı emmi Köşede birahane Olmadı kahvehane Oyun salonlarına, dedik kıraathane Hane mi yok ah emmi! Kentin tam ortasında Ruhsatlı umumhane! Herkes artık düşünde Bu yılanı görüyor Bana değmiyor ise O yılandan bana ne Diyor be Hasan Emmi Anlat bunu nineme Sakın üzmüş olmayım Mektuplarımla sizi Çoktan köye dönerdik Satmasak evimizi Bura köyden karanlık Anlayın halimizi Ben de mektuplarımla Boşaltırım içimi Pişmanız Hasan Emmi Ama geçti yaşımız Her gün yavanlaşıyor Ekmeğimiz aşımız HASAN EMMİME 22. MEKTUP Dün hastanedeydik Hasan Emmi Cenaze almak için Bu gün Zafer Bayramı, veremeyiz dediler Bürokrasi tıkandı, naşı vermediler Bu gün de fakülteye sevk edip gönderdiler Vallahi şaştım emmi Sağken sevk etmediler Sanki adamcağızın, ölmesini beklediler Fakültede sırada, başka cesetler de var Otopsi yaptırmaya sıraya girdik emmi Dokuz ceset kuyrukta Şeytan bile gülmez mi? Sakın mektuplarımı, kimseye deme emmi Hayatım kayar sonra Kaydırmaya değer mi? Ama bütün köylüler, sağ olsun beklediler İki günde bir naaş, zor yatakladık emmi Sakın buraya gelip hastanelerde gezme Sıcak Ağustoslarda, çoru çocuğu üzme Hem sen şişmansın biraz Kokar mokarsın sonra Kimseyi tiksindirip korkutmaya hakkın yok Ama herkes susuyor, fazla söze gerek yok HASAN EMMİ’DEN CEVAP Ah yegenim ah sana Yazık sana vah sana Antalya’yı bir cennet gibi övdün Övdün durdun sen bana Ben de çocuk bir melek Dedim durdum anana Ama şimdi anladım Şeytan bile değilsin Kadıncağız köyünden Başka yeri ne bilsin Ama buralarında tadı tuzu kalmadı Bizim oğlan diyor ki değişim bunun adı Kadın kız dar ve ince giysilerin içinde Utanıyoruz oğul, gelinle kız gelince Onlar hiç utanmıyor Düşündüm ince ince Nenen bile bir tuhaf Bana çalım satarken Her yerleri görünür Otururken kalkarken Açılıp saçılmaya kadın hakkı denir mi? Birazcık akıl olsa acayip giyinir mi? Bide geçip karşıma Hakkımız bu demez mi? Dizi filmlerde ne varsa Onlardan bizde de var Artık yaşlandık oğul Çırpınsak neye yarar Bekir YAŞAR |
| Tüm zamanlar GMT +3 olarak gösterilmektedir. Şu an saat: 22:17. |
vBulletin® Sürüm 3.8.11 altyapısı ile çalışmaktadır
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.