ForumHayali.Com  

Geri Git   ForumHayali.Com > Kültür ve Sanat > Öyküler

Öyküler Beğendiğiniz hikayeleri paylaşabileceğiniz bölümdür.


Munzur Dağlarında Gülabioğulları - İbrahim Sevindik

Beğendiğiniz hikayeleri paylaşabileceğiniz bölümdür.


Kullanıcı Etiket Listesi

  
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Eski 30 Nisan 2025, 14:55   #1
Çevrimdışı
HAYATİ
 
HAYATİ kullanıcısının Avatarı
 
Kayıt Tarihi: 30 Nisan 2025
Üye No: 147
Konum: Çanakkale
Yaş: 39
Mesajlar: 16
Konular: 15
Cinsiyet: Erkek
REP Gücü : 1
REP Puanı: 50
Alınan Beğeniler: 0
Verilen Beğeniler: 0
Varsayılan Munzur Dağlarında Gülabioğulları - İbrahim Sevindik


MUNZUR DAĞLARINDA GÜLABİOĞULLARI

Biz Gülabioğulları olarak yüzlerce yıldır var olmuşuz ve var olduğumuz sürece Munzur Dağları'na
yaslanmış, yüksek yaylalarında çadır kurmuş, buz gibi ayranlı çorbasıyla da karnımızı doyurmuşuz.
Munzur Dağları'nı yalçın kayalıklarıyla gözümüzde hep dost görmüş, o isyancı ruhumuzla bu haşin
dağları her zaman kendimize yoldaş edinmiş ve sırdaş bilmişiz. Munzur Dağı öyle yüce bir dağdır ki,
o heybetiyle taa ezelden beri yiğitlerin doğal kalesi olup, bu zamana kadar kendisine sığınan hiçbir
isyancıya ihanet etmemiştir. İşte onun için Munzur Dağı bizim gözümüzde dağların en delikanlısıdır.

Belki Munzur Dağları'nın yüksek yaylaları, yaban keçileri ve mis gibi kokan taze sütü, bizim bu güzel
yöreyi ebedi yurt edinmemizi gerektirmiş; yoksa niye daha doğuya gitmemiş ya da batıda durmamışız.
1938-1947 yılları arasında Malkara'da dokuz sene sürgünde kaldığımızda, gurbet acısına daha fazla
dayanamayıp, tekrar hasretle doğduğumuz topraklara, Kemah'taki Brastik köyümüze geri dönmüşüz.

Munzur Dağları sert coğrafyası, yüksek yaylaları ve nefis kekik kokusuyla bize her zaman güven vermiş
ve biz yıllarca burada çadır kurup huzur içinde yaşamışız. Güneşin kutsal, rüzgarın asi olduğu, ateşin suyla
söndürülemediği, insanların zorla isyanlara, savaşlara ve sürgünlere mahkum edildiği, kartalların sarp
doruklarına yuva yaptığı, yazın zirvelerinde karların erimediği, kayaların geçit vermediği, yeşil vadisinde
Munzur Çayı'nın aktığı, Fırat Nehri'nin geçtiği, yamaçlarında meşe ağaçlarının yeşerdiği, yaban keçilerinin
otladığı, ur kekliklerinin ötüştüğü, Gülabi Ağa'nın Dersim'den kıl çadırıyla gelip Kemah'ta Brastik köyünü
kurduğu ve burayı torunlarına ebedi yurt olarak bıraktığı, Halil Ağa'nın değirmencilik yaptığı, Aziz Ağa'nın
kıratını şahlandırıp etrafa hükmederek yiğitliğiyle destan yazdığı, yıllarca hep çakalları titreterek yaşadığımız
bu başı dumanlı Munzur Dağları'nda her zaman ağıtlar yakmış, hüzünler beslemiş ve türküler söylemişiz.

Munzur Dağları yemyeşil doğası, tertemiz havası ve buz gibi soğuk sularıyla her zaman Brastikli baba
Halil için oğlu Aziz, oğlu Aziz için baba Halil gibi, anne Sırma için kızı Hatice, kızı Hatice için anne Sırma
gibi görünmüş ve gözümüz yıllarca hep o başı dumanlı Munzur Dağları'nda dolaşmış. Tabii ki gözümüzün
yükseklerde olduğundan değil elbette, yıllarca hep gurbet acısıyla kavrulduğumuz için, belki o burkulan
yüreğimiz birazcık sükûn bulur diye, her zaman hasretle bakmışız bu başı dumanlı Munzur Dağları'na.

Munzur Dağları'nın eteklerindeki Brastik köyünde, o çiçeklerin tertemiz kokusunda, kartalların yalçın
kayalıklardan havalanıp, Gülabi'nin asaletindeki ve Aziz'in cesaretindeki yiğit insanların, yüksek yaylalara
çıkıp, güne tandır ekmeği, tulum peyniri ve filiz çayı ile merhaba dediği sabahı hangi yürek unutabilir.

Munzur Vadisi'ne gidip, o tertemiz havada, buz gibi bir kaynaktan gürül gürül akan Munzur Çayı'nda
suya girmenin, tereyağında alabalık yemenin ve isli demlikten çay içmenin keyfini ancak biz biliriz.

Biz Gülabioğulları'nın özgürlüğüne düşkün yiğit evlatları olarak, asırlarca yaşadığımız bu topraklarda,
haksızlığa baş eğmeyen karakterimizle, Munzur Dağları'na ne kadar da çok benziyoruz değil mi?

Zaten bizi bilenler bilir, bilmeyenler ise artık her yerde bilecek! "Munzur Dağları ses verdiği zaman!."


İbrahim SEVİNDİK




 
  

İçeriği Sosyalleştir


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 
Seçenekler
Görüntüleme stilleri

Mesaj Gönderme Kuralları
Konu açma yetkiniz yok
Yanıt yazma yetkiniz yok
Eklenti ekleme yetkiniz yok
Mesaj düzenleme yetkiniz yok

BB kodu Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Sitede Yeni misiniz? Yardıma mı İhtiyacınız Var?

Tüm zamanlar GMT +3 olarak gösterilmektedir. Şu an saat: 17:27.

Forum ve Yazılım Yasal Uyarı Künye
vBulletin® Sürüm 3.8.11 altyapısı ile çalışmaktadır
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.

ForumHayali.Com, lisanslı vBulletin® kullanmaktadır. Tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirmiş olan legal bir genel forum sitesidir.

ForumHayali; 5651 sayılı kanuna göre yer sağlayıcı olarak tanımlanan, içerikleri önceden kontrol etme yükümlülüğüne sahip olmadığı için kullanıcıların paylaşımlarından ancak bildirim yoluyla haberdar olduğunda yasa gereği sorumluluğu doğduğundan, paylaşımlardan yana doğrudan sorumlu tutulamayacak bir genel forum sitesidir. Bu nedenle ForumHayali.Com üzerinde yayımlanan içeriklerin herhangi bir hak ihlâli oluşturduğunu ya da hukuksal bir sorun yarattığını düşünüyorsanız, hak sahibi iseniz, İLETİŞİM bağlantısındaki formu doldurarak gerekli bildirimde bulunabilirsiniz. Şikâyetiniz titizlikle incelendikten sonra tarafınıza geri dönüş yapılacak ve gerekli hallerde bahse konu içerik yayından kaldırılacaktır.

Kurucu: Dua '